39 kişi kendisini tutuyor, 0 arkadaşı var.
|
|
lost3366 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
yeraltı edebiyatı3297 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
galatasaray2769 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
vasıflı deliler1946 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
kahve1502 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
şarap539 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
...
istemediğin, önemsemediğin duygular bulur seni sen gardını alsan da.
hedeflerin de sana alır gardını..
uyuyamazsın ya da uyumazsın bir gün,
bulamazsın çok istediğini o anda
dönersin arkanı,onlar döner yüzünü..
hep böyle terstir işte..
hayat gardını sana inat alır.
sabır lazımdır oysa harcamışsındır en kaliteli sabrını..
çepeçevre sarmaladığın değerler senin değerlerin.
belki de senin değerlilerinden birinin değersizidir senin değerlerin..
bu yüzden emin olmadan bu gün yorgun bir gün geçirmeyeceğinden,
dans edemezsin ya da etmezsin bir gün.
duyamazsın hiçbir melodiyi..
davran!
sakınma,bağır çağır..
bana ağlamaz dertlerin.
sil gözyaşını n'olur demem.
diren! benim direndiğim herşeye.
korkmam,bilirim çünkü..
ben inanmam ne başkasının doğrusuna ya da yanlışın doğruluğuna,varolduğuna gözümde.
sıkılmadıysan buradayım hala.
kızıl ışık arkama fon olmuş,
ben fona dilsiz dekor olmuşum..
çağıramadım adını zamanım yoktu.
vardım; ama yoktun.
vardın; ama yoktum..
ne de çabuk tembel olmuşum,
gözlerimi açmaya korkar olmuşum.
tek başıma ne güzel yaşardım önceleri..
tek başıma dedim de,
tekliklerimi tekmeledim albümlerin içinden.
karşı çıktılar,hırslandım.
sabırsızlandım birden.
aslında acı vermez bir cisimle bile kendimi yaraladım.
bitiyor desem pilim yazar mısınız adımı sevmediğim insanların sokağının başına?
buradaydım,dolum şifrem yoktu.
ölümün olduğu her yer ciddiyetten yoksundu.
karşımda olanca hızıyla halkadan ağrılarım.
çıkarmadım kafatasını ölü sancılarımın.
birikerek,sürüklenerek çıkardım kendimi tepesine,
pili bitmiş,solgun dudaklı,hastalıklı yaşamların.
yarım kaldı gölgeliğimin inatçı takipçiliği.
çağırışım acizlik değildi de neydi?
koparttım, attım ne varsa.
elinden geleni koyma önüne arkana.
ben seni ilah yapmıştım.
gerisi uyduruk bir hikayeydi.
gerçek olan kaç şey vardı? az şey..
çıldıran soluklarım kaçacak delik arasa da,
bilmezler hücremin tastamam olduğunu.
pırlanta görünümlü konuşmalar bir kalabalıktan ibaretti.
çocukluğum bu kalabalığı dinlemekten,boğulmaktan,teklik sancısından ibaretti.
canlıydım insan oltasında, midesinde.
hazımsızlık yapan da bendim,ölmeyen de..
ötesi vardı evimizin,ben yürümekten çekinmiştim.
karışma!
asiyim ipi kopmuşken kuyunun.
bir de susamışsam,
yırtıcıyım alabildiğine.
canı dar insanım.
bırakmam gözümde ilahsan.
takılmam cümlelerinin anlatım bozukluğuna.
çakılıp kalan, bornozla sabahlayan kadınlar olsa gerek şimdi.
yığılıp düşen saçmalıklar olsa gerek ataerkil tabuların yıkılma sürecinde.
acıtır değil mi seni bunca deneyimin korkutucu somutluğu?
soğukluğu bir o kadar da.
çatırdayacak dertlerin, başın haşlanacak.
görünce ifadendeki tutarsızlığı,
görünce bir spikerin perde arkası duyarsızlığını,
çok yalnızız diyeceksin.
dünyayı tanı!
büyük mü önündeki sonu alkışsız yol kadar?
karışma dedim! karışma!
ne iğnesine dilimin ne de beynime.
kaçışma!
kaçışan paralı bir dalkavuk her zaman.
yaralı bir kopel seni kullanan.
sabırsızlık başa belaymış anladın mı artık?
çabalayan düşüncelerdir, beden bir köle.
korkak bir itin tek cesaret örneği beni görmek istiyor.
boşversene!
yüksek bağlanmıştı sahici mutluluk.
yüksekteydim.
mutluluk yoktu ki.
soğuk rüzgarı yüzümü yakmıştı da ses etmemiştim.
çıkar giyeceğini, diyeceğim var bazı şeyler..
omzunda çocuk gezdiren baba mutluluğu,
ailesine kendini saydırmaya çalışan ergen suskunluğu.
hepsi insan işi.
gem vur yüreğine!
susmak konuşmaktır çoğu zaman.
kararlılığımı bozmalıysam biraz narkoz almam gerekir.
bırakışsa bu skandallı takılıp kalışları kayboluş pahasına,
yol keşfi yapmak lazım,
yapımı bozup bayrağımı dikmek amacıyla.
sırtlanıyor yeterince el oğlu, el kadını..
ya namusunu, ya namusunu!
çıkan engeller, sahipleri kadar pasif kalmışsa,
geleceğin kurbanı adayı olmak isteyen kim?
çakılıp kaldım.
hiçbirşey yapamadım yoldan çıkışıma.
oysa erdem daima yolda olmaktır.
sakinliğimi üç kuruşa satamazken,
sesimi dinlettirdim sağır komşuların suratsız kapı açışına.
adresim açık.
odamda takılıyorum.
odamın görmüş geçirmişliğine gülüyorum.
ben uyurken üzerime düşen vurdum duymaz gölgesine takılıyorum penceremdeki adamın.
ses verişin içimi bulandırıyor.
sapkın bir geçmiş geleceğimi de kusmamı öneriyor.
öneriler her zaman güvenilir olmuyor ki.
sonra bir daha ses veriyorsun.
merhametimi bastırıyorum bu sefer,merhameti sevmez oldum.
irademi bilmezsin.
tutarım kendimi olmadık zamanlarda.
yakarım perdelerini odamın.(gerçi odamın perdesi de yok ya)
makyaja küstü yüzüm,haklı da..
yüzüm kirli hala..
boş bir telaş vardı o gün.
başka bir alternatif çekti beni,senin bana bahşettiğin.
bakakaldım yakaraktan geçmiş aşk bültenimi.
bir roman diğerine benzemiyor ki.
boşa giden bir tek sensin.
sırt dönülen baş ağrılarında yitip gidenler,
çıkacak bir gün karşına terk edilmiş yetimliğin hırsıyla.
dışta kalan ne varsa omuzlarının hizasında,
geriye çekilecek ve hatta kaybolmayacaksın.
gözlerim güzel ama, n'olacak bunca şeytani görseller?
bir kişiydi kapasitem,karmakarışık oldum.
yazdım da n'oldu şimdi? her bir detay iğne oldu kalbime.
...